İçeriğe geç

Değersizlik nedir psikoloji ?

Değersizlik Nedir Psikoloji? Hayatın En Tuhaf Duygusu

Bir sabah, aynaya bakıp “Bugün çok değerli hissediyorum!” dedikten sonra, kahvemi döküp, sabah koşusunu yapmayı unutup, ofise geç kalıp, tam da çöküş noktasına gelmişken “Değersizim!” diye bağırmak! Herkesin yaşadığı bir deneyim değil mi? Tamam, belki o kadar dramatik değildir, ama “değersizlik” duygusu, kimseye yabancı değildir. Peki, psikolojide “değersizlik” nedir? Bir insan kendini değersiz hissediyorsa, bu bir kişisel eksiklik mi, yoksa bir psikolojik trend mi? Gelin, bu derin ama bir o kadar eğlenceli ve şaşırtıcı konuyu mizahi bir şekilde ele alalım.

Erkekler ve Değersizlik: Çözüm Odaklı Yaklaşım (Yani, Stratejik Olmak Zorundayız!)

Erkekler için değersizlik, çoğunlukla bir tür stratejik hata gibidir. Hani, hayatın tahtasında birkaç yanlış hamle yapınca, “Bu oyunu kazanamayacağım galiba!” diye bir düşünce gelir ya, işte tam olarak öyle. Erkekler kendilerini değersiz hissettiklerinde, hemen çözüm arayışına girerler. Öyle oturup duygusal yüklerini ağlayarak bir köşede dile getirmezler. Yok, hayır! Onlar çözüm bulmaya, problemi mantıklı bir şekilde ele almaya başlarlar.

Bir erkeğin kendini değersiz hissetmesinin ardından yaptığı ilk şey, genellikle Google’a “nasıl başarılı olunur” diye yazmaktır. Her şeyin çok matematiksel ve stratejik olması gerekir. “Evet, bu sabah erken kalkmadım, ama yarın kalkabilirim. Belki de bugün biraz daha çalışırım, böylece yarın kendimi daha değerli hissederim.” Erkeklerin bu stratejik yaklaşımı, bazen “değersizlik” hissini bir tür geçici aksaklık olarak görmelerine yol açar. Problemi tanımlamak yeterli, çözümü bulmak da işin keyifli kısmıdır.

Tabii ki, bu çözüm odaklılık bazen fazlasıyla belirgin olabilir. “Değersizlik” hissini bir bilgisayar hatası gibi düzeltmek için, hayatlarına algoritmalar, planlar ve şablonlar sokmak, onlara bir tür güvenlik sağlıyor. Ama yine de, bu durum bazen derinleşebilir ve o “çözüm” arayışının kendisi yeni bir stres kaynağına dönüşebilir.

Kadınlar ve Değersizlik: Empati ve İlişki Odaklı Bir Yolculuk

Kadınlar için ise değersizlik genellikle daha çok duygusal bir keşif yolculuğudur. Hemen hemen her kadın, bir yerlerde bir çikolatayla kendini teselli etmekte ve bir kahve içip uzun uzun düşünmekte bir sakınca görmez. “Neden böyle hissediyorum?” diye sorar ve cevapları her zaman dışarıdan gelen bir huzur kaynağında arar. Kadınlar için değersizlik, bazen bir ilişki çöküşü, bazen de toplumsal beklentilerin altında ezilme duygusu olabilir. Ama kadınlar, duygularıyla yüzleşirken empatik yaklaşırlar; kendilerini değersiz hissettiklerinde, başkalarının bu duyguyu anlamasına ve hatta hissetmesine ihtiyaç duyarlar.

Bu noktada devreye empati girer. Kadınlar kendilerini değersiz hissettiklerinde, yalnızca çözüm değil, aynı zamanda bir “güven alanı” ararlar. Onlar için bir arkadaşla samimi bir sohbet etmek, ya da bir çayı paylaşıp “Beni neden böyle hissediyorum?” diye sormak çok daha anlamlı olabilir. Kadınlar, duygusal olarak bağ kurmayı, hissettikleri değersizlik duygusuyla barışmayı daha fazla tercih ederler. “Hadi gel, bir kahve içelim ve senin de hissettiklerini konuşalım,” diyecek bir arkadaş, onlara daha fazla destek sağlar.

Bazen, bu tür bir yaklaşımın güzelliği, değersizlik hissinin toplumun dayattığı rollerle ne kadar sıkı sıkıya bağlandığını ortaya koyar. Toplum, kadınlardan daha fazla duygusal bağ kurmalarını ve başkalarının ihtiyaçlarını karşılamalarını beklerken, kadınlar bir yandan da kendi içsel değerlerini korumaya çalışırlar. Değersizlik, çoğu zaman bu toplumsal baskıların bir sonucu olarak da şekillenir.

Değersizlik, Psikoloji ve Toplumsal Yansımalar

Şimdi, gelin biraz daha derinlere inelim ve bu “değersizlik” hissinin psikolojik temellerine bakalım. Psikolojiye göre, bu tür bir duygunun temelinde, genellikle düşük özsaygı, yetersizlik hissi veya başarı eksikliği gibi duygular bulunur. Bazen geçmişte yaşanan travmalar veya toplumdan gelen olumsuz yorumlar da bu hissin oluşmasında etkili olabilir.

Değersizlik hissi, bazen bir tür ‘beyin tuzağı’ gibi de düşünülebilir. Birey kendisini ‘yetersiz’ ve ‘değersiz’ hissederken, çevresindekiler ona sevgi gösterse de, bu duygular bir şekilde zihinde güçlü bir şekilde yerleşebilir. Zihinsel olarak, “Yetersizim” düşüncesi tekrarlanırsa, bu his daha da derinleşebilir. İşte bu noktada, sosyal destek, empatik yaklaşım ve bazen de profesyonel yardım, kişiyi bu zihinsel tuzaktan çıkarmada etkili olabilir.

Sonuç Olarak…

Değersizlik hissi, ne kadar derin olursa olsun, her bireyin hayatında karşılaştığı bir duygu. Erkekler bu durumu çözmeye çalışırken, kadınlar daha çok duygusal bir bağ kurarak anlamaya çalışıyorlar. Peki ya siz? Kendinizi hiç değersiz hissettiniz mi? Bunu nasıl aştınız? Çözümünüz erkekler gibi “strateji” mi, yoksa kadınlar gibi “duygusal bağlar” mıydı? Yorumlarda buluşalım, çünkü bu konuda herkesin farklı bir bakış açısı olduğunu biliyoruz!

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Hipercasino şişli escort
Sitemap
elexbetbetexper yeni girişilbet